Su Döngüsü

 

Su, atmosferin üst katlarında yoğunlaşarak yağış olarak yeryüzüne ulaştıktan sonra, güneşin etkisiyle buharlaşma ve terleme yoluyla tekrar atmosfere döner. Bu olaya su döngüsü denir.

Su döngüsü birçok birleşenden oluşur. Aşağıda bu birleşenlerin bir bölümünü bulabilirsiniz:

Okyanuslarca suyun depolanması: Yeryüzündeki suyun yaklaşık %97.5’i okyanuslarda bulunur. Su döngüsü içerisinde yer alan su buharının yaklaşık %90’ının okyanuslarca sağlandığı tahmin ediliyor[1].

Buharlaşma: Buharlaşma, suyun sıvı halden gaz veya buhar haline geçme sürecidir. Buharlaşma sayesinde su atmosfere gaz ve buhar halde iletilebilir. Buharlaşmanın olması için su moleküllerini bir arada tutan bağların çözülmesi gerekir. Bu da güneşten gelen ısı enerjisi ile olur[2].

Suyun atmosferde su depolaması: Her ne kadar atmosfer çok büyük bir su depolama yeri olmasa da, suyun dünya etrafında rahatça hareket etmesini sağlayan mükemmel bir ortamdır. Atmosferde her zaman su mevcuttur. Bulutlar atmosferdeki suyun en görünen biçimidir, su zerrelerinin görülmeyecek kadar küçük olduğu açık havalarda (bulutsuz günlerde) da bile atmosferde su bulunur.

Yoğunlaşma: Yoğunlaşma, havadaki su buharının sıvı haline geçmesidir. Yoğunlaşma su döngüsü bakımından önemlidir. Çünkü yoğunlaşma bulutlar aracılığıyla dünyaya suyun geri dönebilmesinin başlıca yolu olan yağışı oluştururlar. Yoğunlaşma buharlaşmanın tersidir.

Yüzey akışı: Genellikle yeryüzüne düşen yağmurun bir kısmı toprak tarafından emilir, fakat yağmur doymuş ya da geçirimsiz tabakaya düştüğü zaman eğim yönünde akışa geçer. Yoğun bir yağmur sırasında oluşan küçük derecikleri görebilirsiniz.

Akarsu akışı: Bir nehir, dere veya çay içinde akan suyun miktarından bahsetmek için kullanır. Nehirler, yatakları içinden yüzeyin altına doğru su bırakarak yeraltındaki akiferlerin dolu kalmasına yardım eder. Ayrıca, akarsular ve akışlar vasıtasıyla okyanuslar, denizler ve göller devamlı tazelenir.

Tatlı suyun depolaması: Yeryüzündeki canlılar için gerekli olan su döngüsünün bir kısmı, karalarda biriken tatlı sudur. Yüzey suyu tatlı su depolarını dereler, havuzlar, göller, barajlar (insanın yaptığı yapay göller) ve tatlı su bataklıklarını kapsar.

Sızma: Yeryüzünün her hangi bir yerine yağış ya da kar olarak düşen suyun bir kısmı yeraltına süzülür. Suyun toprak ve kaylardan yer altına süzülmesine sızma denir. Ne kadar suyun sızdığı birçok faktöre bağlıdır. Süzülen suyun bir kısmı toprak katmanı içinde kalabilir ve tekrar o katmandan kara yüzeyine çıkarak akarsuya kavuşabilir. Bir kısmı da yüzey altında daha derine süzülerek akiferlerin tekrar tekrar dolmasını sağlar. Sızma sayesinde su toprağın katmalarında partiküllerinden arınır, minerallerce zenginleşir.

Yeraltı suyu depolaması: Büyük miktarlarda su yer altında depolanır. Yeraltı suyunun çoğu kara yüzeyinden aşağı doğru süzülen yağıştan meydana gelir. Mevsimsel olarak içerisinde değişen miktarlarda su bulunan toprağın üst yüzeyi doymamış katmandır. Bu tabakanın altında kaya parçacıklarının arasındaki boşluk, çatlak, ve gözeneklerin tamamen su ile dolu olduğu doymuş yüzey vardır. Yeraltı suyu deyimi bu alanı tanımlamak için kullanılır. Yeraltı suyu için diğer bir deyim “akifer”dir.

Su Kaynağı: Su kaynağı, kara yüzeyinden suyun taşacak noktaya kadar akiferin dolması sonucunda oluşur. Su kaynakları, her hangi bir kaya çeşidi içinde oluşabilir; fakat genellikle kolayca kırılan ve asidik yağış tarafından çözülebilen malzemeler (çoğunlukla kireç taşı, dolomite) içinde bulunur. Kaya çözüldükçe ve kırıldıkça suyun akışına imkan sağlayan boşluklar meydana getirebilir. Eğer akış yatay ise su, kaynak olarak kara yüzeyine çıkabilir.

Terlemesi: Terleme, bitkilerin köklerinden alınan suyun, yaprakların alt kısımlarındaki küçük gözeneklere ve oradan da buhar haline gelerek atmosfere iletilmesidir. Yeryüzündeki suyun büyük bölümü bitkilerden meydana gelen terleme ile atmosfere döner.

 

 

[1] https://water.usgs.gov/edu/watercycle.html

[2] USGS, a.g.y