İklim Değişikliği
  • Atmosferimizin bileşiminde yer alan karbondioksit (CO2), su buharı (H2O), azotlu bileşikler (NOx) ve metan (CH4), gezegenimizi saran bir battaniye etkisi meydana getirmektedir. Bu gazların miktarındaki artış da, bir anlamda battaniyenin kalınlaşmasına denk gelmektedir.
  • Bütün bu gazların ilgili sektörlere göre dağılımı ise şöyledir: %26 enerji üretimi, %19 sanayi, %17 ormancılık, %14 Tarım, %13 Ulaşım, %8 yerleşim ve işyerleri, %3 atıklar ve atık sular.
  • Günümüz itibarıyla, sanayi devrimi öncesine göre küresel sıcaklıklarda 0,9°C’lik artış meydana geldi. Sera gazı salımlarının mevcut artış hızıyla, sıcaklıkların 2060’da 4°C’yi, 2100’de ise 6°C kadar artacağı hesaplanmaktadır. Bilim insanları, iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerinden korunmak için sıcaklık artışını 2°C’de sınırlandırmak gerektiği konusunda uyarıyor.  Ancak mevcut politikalar ve uygulamalar ile bu hedefe ulaşılamayacağı öngörülüyor.
  • Yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının neredeyse yarısı yeryüzünden yansır.
  • Atmosferimizi bir battaniye gibi saran belirli gazlar – karbondioksit (CO2), su buharı (H2O), azot (N), metan (CH4) – yeryüzünden yansıyan bu güneş ışınlarının bir kısmını tutar ve yeryüzüne geri gönderir.
  • Böylece yeryüzündeki ortalama sıcaklık, bizim ve biyolojik türlerin yaşamını sürdürmesine imkân verecek ortalama bir sıcaklığa, 15-16°C’ye ulaşır.
  • Ancak sanayi devriminden bu yana atmosferdeki sera gazı yoğunluğu kontrolsüz bir hızla artmakta, doğal sera gazı dengesi bozulmaktadır. Atmosferin dışına çıkması gereken güneş ışınlarının atmosferde tutulmasına ve küresel ortalama sıcaklıkların yükselmesine neden temel olarak altı sera gazı; karbon dioksit, metan, nitröz oksit (N2O), hidroflorokarbonlar (HFC), perflurokarbonlar (PFC) ve sulfür hekzaflorit (SF6 ) olarak sıralanır.
  • Bu gazların yanı sıra su buharı, azot oksitler (NOx , NO2 ), karbon monoksit (CO), metan dışı uçucu organik bileşikler (NMVOC) ve kükürt dioksit (SO2) gibi gazlar da sera etkisine katkıda bulunurlar.
  • Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) 2013’de 1000’i aşkın bilim insanıyla beraber tamamladığı 5. Değerlendirme Raporu’nda, küresel ortalama sıcaklıklardaki artışın, yani iklim değişikliğinin ”kesin olarak” insan faaliyetlerinden kaynaklandığını ortaya koydu. Kömür, doğalgaz ve petrol gibi fosil yakıtların artan kullanımı atmosferdeki CO2 miktarını arttırmaya devam ediyor. Sanayi Devrimi öncesinde 280 ppm (ppm; milyonda bir parçacık) seviyesindeki küresel CO2 miktarı, 2015 Ocak ayında 399,73 ppm seviyesine yükseldi.
  • Küresel iklim değişikliğine neden olan sektörlerin başında enerji sektörü geliyor. Ormansızlaşma, sanayi, tarım ve diğer insan faaliyetleri de iklim değişikliğine neden olan ana unsurlar olarak öne çıkıyor.

İklim Değişikliğinin Etkileri

  • İklim değişikliğinin en yaygın bilinen etkisi sıcaklık artışı olsa da, etkiler bununla sınırlı değil. Yükselen sıcaklıkların yol açacağı kuraklık, deniz suyu sıcaklığında ve asitlik oranlarında artış, buzulların erimesi sonucu deniz seviyelerinde yükselme, seller, şiddetli kasırgalar, ani yağışlar ve dolular gibi aşırı hava olaylarının sıklığı ve etkisinde artış; yeni iklime adapte olamayan tarım ürünlerinde verim düşüklüğü gibi yıkıcı sonuçlar bütün bir ekosistemi ciddi bir tehlike altında bırakmaktadır.