Su Kanunu Tasarısı

Su Hayattır... Su Bir Haktır... Su, Kaynak Değil, Doğal Varlıktır... Su Yasası Çıkarılmalıdır...

TEMA Vakfı olarak faaliyetlerimize başladığımız 1992 yılından bu yana sürdürülebilir yaşam adına gönüllülerimizle birlikte var gücü­müzle çalışıyoruz. Erozyonla mücadele ve doğal varlıkların korun­masına yönelik farkındalık yaratılması, ağaçlandırma kampanyala­rı ve savunuculuk alanlarında çalışmalarımızı yürütüyoruz. Eskiden beri yapılan tahribatlar nedeniyle gezegenimiz artık daha fazla tehdit altında yaşıyor. İçinde bulunduğumuz sistemde, bedel öde­meden hizmet aldığımız tek alan ‘doğamız’. Bu nedenle, çoğumuz farkında olmasak da ona hayatımızı borçlanıyoruz. Doğamıza olan borcumuzu, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir doğa ve daha sağlıklı doğal varlıklar bırakarak ödeyebiliriz.

Doğal varlıklarımız arasında önemli bir yer tutan su, tüm canlılar için büyük bir değere sahiptir. Ancak yanlış yönetim, aşırı kullanım, mevzuat eksikliği, iklim değişikliği ve kirlilik gibi sebeplerle su varlık­larımız hayati bir tehdit altında bulunuyor. Şu an dünya nüfusunun % 40’ından fazlası su kıtlığından etkileniyor. 2025 yılında ise 1,8 milyar insanın su kıtlığı çekilen bölgelerde yaşayacağı öngörülüyor. Küresel su varlığımızın, iklim değişikliği, kontrolsüz su tüketimi gibi sebeplerle tehdit altında olduğu bir gelecek, özellikle su zengini ol­mayan Türkiye gibi ülkeleri yakından etkileyecek.

Ülkemizin su varlığını geliştirmeyi ve korumayı ne yazık ki başara­madık. Yılda 1.500 m3 düzeyinde olan kişi başına düşen kullanıla­bilir su miktarı, nüfusumuz 100 milyona ulaştığında 100 m3’e dü­şecek. Suyu varlık olarak tanıyan, yaşam için vazgeçilmez bir hak olduğunu kabul eden ve tek elden yönetecek bir Su Kanunu’na her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

TEMA Vakfı olarak Türkiye’nin gittikçe azalan ve bozulan su varlığı­na dikkat çekiyoruz. Suyun kullanılacak bir kaynak değil; korunma­sı gereken bir varlık olduğunun altını çiziyoruz. Var olan kanun ve yönetmeliklerin su varlığımızı korumak için yeterli olmadığını düşü­nüyoruz. Öncelikle suyu korumayı ve geliştirmeyi hedefleyen bir Su Kanunu’nun gerekliliğine inanıyoruz. Suyu hayat-hak-varlık üçge­ninde konumlandırıyoruz ve suya ulaşma hakkının temel ve yaşam­sal bir hak olduğunun altını çiziyor, ticari bir mal gibi görünmesine karşı çıkıyoruz.

Resmi rakamlar su stresi içinde olduğumuzu belirtiyor. İklim deği­şikliği raporlarına göre iklim değişikliğinin etkilerini en şiddetli şe­kilde yaşayan ülkelerden biriyiz. Bu etkiler arasında, TEMA Vakfı’nın yirmi iki yıldır “Türkiye Çöl Olmasın” sloganıyla dikkat çektiği eroz­yon, çölleşme, kuraklık ön sıralarda yer alıyor.

TEMA Vakfı olarak, su yönetimindeki çok başlılığa son verecek; tek bir yasa altında ve katılımcı bir yaklaşımla yönetilecek Su Kanunu’na ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. Bu sebeple, 2010-2011 yıllarında aka­demisyenler, danışmanlar, hukukçular ve uzmanların katkısıyla Su Kanunu Tasarısı hazırladık. 2012 yılında karar vericiler ve kamuoyu ile paylaştığımız TEMA Su Kanunu Tasarısı, su varlığının korunma­sında hukuksal, yönetimsel ve etik yeni ilke ve kurallar getiriyor. TEMA Vakfı Su Kanunu Tasarısı’nın ikinci basımını kamuoyu ile pay­laşırken, karar vericileri ekosistemlerin su hakkını ve toplumun ka­liteli ve yeterli suya erişim hakkını temel alan önerilerimizi dikkate almaya çağırıyoruz.

Deniz Ataç

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı

1 Aralık 2014

 

TEMA Su Kanun Tasarısını indirmek için tıklayın...