Suyun Bütüncül Yönetimi

Türkiye’nin gittikçe azalan ve bozulan su varlığı; suyu bilinçsizce tüketilecek bir kaynak değil korunması gereken bir doğal varlık olarak kabul eden, suyun sadece insanların değil, tüm canlıların yaşamı için sahip olduğu hayati önemi tanıyan; öncelikle suyu korumayı ve su havzalarını havza bazında değerlendirmeyi hedefleyen bir Su Kanunu’na duyulan ihtiyacı artırmaktadır. Su kullanımı ve tüketiminin, sektörel bazdaki gelişimi havza ölçeğinde dikkatlice takip edilmeli ve havza ölçeğinde uyumlaştırılmış entegre su kullanımı ve planlamasına hızla geçilmelidir. 21 yüzyıl yönetişimi açısından, su kullanımı karar alma sürecinin merkezine konması gereken bir öneme sahiptir. Bu itibarla, geliştirdiğimiz entegre havza yönetimi posterini, yukarıdaki önerilere görsel bir yardımcı olması amacıyla hazırladık.

Posterin büyük halini görebilmek için lütfen buraya tıklayınız.

Devamı için tıklayınız...
Avrupa Birliği projesi kapsamında ‘Suları Nasıl Tükettik’ adlı kitabın ikinci basımını gerçekleştirdik

TEMA Vakfı olarak 2010 yılı Ocak ayında yayınladığımız ‘Suları Nasıl Tükettik’ kitabının 2. Baskısı Avrupa Birliği tarafından desteklenen Env.net projemiz kapsamında 2015 yılı Ocak ayında gerçekleşti. Dünyaca ünlü Worldwatch Enstitüsü tarafından yayınlanan Sularımız ve Okyanuslar Tehlikede isimli iki raporu birlikte sunan kitap dikkatimizi suların canlı hayatı besleyemeyecek duruma gelmesi tehdidine çekiyor ve bu tehdide karşı insanlık olarak neler yapmamız gerektiğini sunuyor.

Batı Balkanlar ve Türkiye’de Avrupa Birliği’ne aday ülke vatandaşlarının AB ile uyum sürecine etkin katılımlarının sağlanması amacıyla 2012 yılından beri ortağı olduğumuz Env.net projesi kapsamında AB müktesebatı başlıklarından su yönetimi konusunda mevzuat uyumu, farkındalık çalışmaları ve kapasite geliştirme etkinlikleri gerçekleşmektedir. 

Devamı için tıklayınız...
Su Kanunu Tasarısı

Su Hayattır... Su Bir Haktır... Su, Kaynak Değil, Doğal Varlıktır... Su Yasası Çıkarılmalıdır...

TEMA Vakfı olarak faaliyetlerimize başladığımız 1992 yılından bu yana sürdürülebilir yaşam adına gönüllülerimizle birlikte var gücü­müzle çalışıyoruz. Erozyonla mücadele ve doğal varlıkların korun­masına yönelik farkındalık yaratılması, ağaçlandırma kampanyala­rı ve savunuculuk alanlarında çalışmalarımızı yürütüyoruz. Eskiden beri yapılan tahribatlar nedeniyle gezegenimiz artık daha fazla tehdit altında yaşıyor. İçinde bulunduğumuz sistemde, bedel öde­meden hizmet aldığımız tek alan ‘doğamız’. Bu nedenle, çoğumuz farkında olmasak da ona hayatımızı borçlanıyoruz. Doğamıza olan borcumuzu, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir doğa ve daha sağlıklı doğal varlıklar bırakarak ödeyebiliriz.

Doğal varlıklarımız arasında önemli bir yer tutan su, tüm canlılar için büyük bir değere sahiptir. Ancak yanlış yönetim, aşırı kullanım, mevzuat eksikliği, iklim değişikliği ve kirlilik gibi sebeplerle su varlık­larımız hayati bir tehdit altında bulunuyor. Şu an dünya nüfusunun % 40’ından fazlası su kıtlığından etkileniyor. 2025 yılında ise 1,8 milyar insanın su kıtlığı çekilen bölgelerde yaşayacağı öngörülüyor. Küresel su varlığımızın, iklim değişikliği, kontrolsüz su tüketimi gibi sebeplerle tehdit altında olduğu bir gelecek, özellikle su zengini ol­mayan Türkiye gibi ülkeleri yakından etkileyecek.

Ülkemizin su varlığını geliştirmeyi ve korumayı ne yazık ki başara­madık. Yılda 1.500 m3 düzeyinde olan kişi başına düşen kullanıla­bilir su miktarı, nüfusumuz 100 milyona ulaştığında 100 m3’e dü­şecek. Suyu varlık olarak tanıyan, yaşam için vazgeçilmez bir hak olduğunu kabul eden ve tek elden yönetecek bir Su Kanunu’na her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

TEMA Vakfı olarak Türkiye’nin gittikçe azalan ve bozulan su varlığı­na dikkat çekiyoruz. Suyun kullanılacak bir kaynak değil; korunma­sı gereken bir varlık olduğunun altını çiziyoruz. Var olan kanun ve yönetmeliklerin su varlığımızı korumak için yeterli olmadığını düşü­nüyoruz. Öncelikle suyu korumayı ve geliştirmeyi hedefleyen bir Su Kanunu’nun gerekliliğine inanıyoruz. Suyu hayat-hak-varlık üçge­ninde konumlandırıyoruz ve suya ulaşma hakkının temel ve yaşam­sal bir hak olduğunun altını çiziyor, ticari bir mal gibi görünmesine karşı çıkıyoruz.

Resmi rakamlar su stresi içinde olduğumuzu belirtiyor. İklim deği­şikliği raporlarına göre iklim değişikliğinin etkilerini en şiddetli şe­kilde yaşayan ülkelerden biriyiz. Bu etkiler arasında, TEMA Vakfı’nın yirmi iki yıldır “Türkiye Çöl Olmasın” sloganıyla dikkat çektiği eroz­yon, çölleşme, kuraklık ön sıralarda yer alıyor.

TEMA Vakfı olarak, su yönetimindeki çok başlılığa son verecek; tek bir yasa altında ve katılımcı bir yaklaşımla yönetilecek Su Kanunu’na ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. Bu sebeple, 2010-2011 yıllarında aka­demisyenler, danışmanlar, hukukçular ve uzmanların katkısıyla Su Kanunu Tasarısı hazırladık. 2012 yılında karar vericiler ve kamuoyu ile paylaştığımız TEMA Su Kanunu Tasarısı, su varlığının korunma­sında hukuksal, yönetimsel ve etik yeni ilke ve kurallar getiriyor. TEMA Vakfı Su Kanunu Tasarısı’nın ikinci basımını kamuoyu ile pay­laşırken, karar vericileri ekosistemlerin su hakkını ve toplumun ka­liteli ve yeterli suya erişim hakkını temel alan önerilerimizi dikkate almaya çağırıyoruz.

Deniz Ataç

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı

1 Aralık 2014

 

TEMA Su Kanun Tasarısını indirmek için tıklayın...

Devamı için tıklayınız...
Anadolu'da Antik Dönemden Günümüze Su Mühendisliği Harikaları ve Rotaları

Anadolu’da antik dönemden günümüze su mühendisliği harikaları ve rotalarını konu alan kitap; Anadolu’da dünyadaki en eski barajlardan bir kaçını yapmış olan Hititler ile başlıyor. Hemen ardından bu geleneği sürdüren Urartular ile devam ediyor. Sonrasında tarihsel kronolojiye uygun olarak konular, Eski Yunan ve Roma ile sürdürülüp Bizans ve Selçuklar üzerinden Osmanlı’ya ulaşılıyor.

Barajlar, suyolları, su kemerleri, su toplama hazneleri ve su tünellerinden başlayıp çeşmeler, köprüler ve hamamlara kadar uzanan çok geniş bir çerçevede hazırlanan kitap; Anadolu’daki kültürlerin su ile ilgili geliştirdikleri mimari çözümlere birer anıt eser olarak yaklaşıyor.

Bu web sitesi kapsamında kitaptan faydalandığımız bölümler, gazeteci ve popüler bilim yazarı Sayın İrfan Unutmaz ve Wilo’nun izni ile pdf formatında, Suyun Mirası bölümünde Okuyun sekmesi altında yer almaktadır.

Devamı için tıklayınız...
Yeşil Dalga Programı Açık Radyo’da devam ediyor.

Açık Radyo'da her hafta Perşembe günü 11:00-11:30 saatleri arasında 94.9 FM kanalından ve http://www.acikradyo.com.tr/ üzerinden yayınlanan Yeşil Dalga programı, TEMA Vakfı’nın faaliyet ve görüşleri ile özellikle yerelde yürütülen mücadelelere ağırlıklı yer veren, bilim insanları, STK temsilcileri, gönüllüler ile yerelde mücadele eden yaşam savunucularını konuk eden bir programdır. Yeşil Dalga, 2014 - 2015 yayın döneminde Caspar Ludwig Opländer Foundation ve WILO'nun sponsorluğunda gerçekleştirilmiştir.

 

27 Ağustos

Konuklarımız TEMA Vakfı Rize İl Temsilcisi Nevzat Özer ve Artvin İl Temsilcisi Kübra Elif Bağrıyanık ile Artvin’in Hopa İlçesinde meydana gelen sel felaketini değerlendirdik.

Programı dinlemek için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz:

https://archive.org/details/YD_27Agustos_2015

 

14 Mayıs

Konuğumuz TEMA Vakfı Bilim Kurulu üyesi, Adiyaman Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erhan Akça ile 14 Mayıs Çiftçiler Gününde agroekoloji ve tarımda su tüketimini konuştuk.

Programı dinlemek için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz:

https://archive.org/details/YD_14Mayis_2015

 

28 Mayıs

Konuğumuz Ege Üniversitesi Hidrobiyoloji Anabilim Dalından Akademisyen Kutsal Kesici ile Bafa Gölünün karşı karşıya kaldığı tehditleri ve çözümleri konuştuk.

Programı dinlemek için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz:

https://archive.org/details/YD_28Mayis_2015

 

11 Haziran

Konuklarımız Belgesel Yönetmeni ve Yapımcısı Alkım Ün ve Doğa Araştırmaları Derneği Başkanı Osman Erdem ile 11 Haziran'da gala gösterimi yapılacak olan Sulak Belgeselini ve Türkiye'deki sulak alanların durumunu konuştuk.

Programı dinlemek için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz:

https://archive.org/details/YD_11Haziran_2015

 

02 Temmuz

Konuğumuz Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği-EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü ile Büyük Menderes Havzası'ndaki tehditleri ve EKODOSD'un havzada yürüttüğü çalışmaları konuştuk.

Programı dinlemek için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz:

https://archive.org/details/YD_02Temmuz_2015

 

19 Şubat

Konuğumuz İstanbul Kuş Gözlem Topluluğu’ndan Dilek Geçit ile 14 Şubat günü TEMA Vakfı İstanbul gönüllüleri ile birlikte gerçekleştirdiğimiz sulak alan etkinliğimizi ve sulak alanların önemini konuştuk.

Programı dinlemek için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz:

https://archive.org/details/YD_19Subat_2015

 

02 Nisan

Konuğumuz TEMA Vakfı Proje Koordinatörü Ferhat Taze idi. Ferhat Taze ile 22 Mart Dünya Su Gününü ve Türkiye'de su yönetimi ile ilgili gelişmeleri değerlendirdik. Ayrıca, Saha ve Gönüllülük Bölüm Başkan Yardımcımız Kenan Doğan ile de Dünya Su Günü kapsamında il temsilcilerimiz, ilçe gönüllü sorumlularımız ve Genç TEMA’larımızın gönüllülerimiz ile birlikte gerçekleştirdikleri etkinlikleri konuştuk.

Programı dinlemek için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz:

https://archive.org/details/YD_02Nisan_2015

 

18 Aralık

Konuklarımız Orhanlı Köyü Derneği Başkanı Galip Ener ve Doğa Derneği Gediz Deltası Proje Sorumlusu Burak Özkırlı ile Gediz Nehri'nde sürdürülen taşkın önleme çalışmalarının ekosistem üzerindeki etkilerini konuştuk.

Programı dinlemek için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz:

https://archive.org/details/YD_18Aralik_2014

 

20 Kasım

Konuğumuz TEMA Vakfı Sakarya İl Temsilcisi Yrd. Doç. Dr. Mahnaz Gümrükçüoğlu ile 17-23 Kasım Erozyonla Mücadele Haftası etkinliklerini, su ve kuraklık ile erozyonun ilişkisini ve Sapanca Gölünün karşı karşıya kaldığı tahditleri konuştuk.

Programı dinlemek için: https://archive.org/details/YD_20Kasim_2014

 

 

Devamı için tıklayınız...
Türkiye Su Varlıklarına Yönelik Tehditler Haritası

TEMA Vakfı tarafından geçtiğimiz iki ay boyunca yürütülen çalışma sırasında tabandan yukarı doğru ve katılımcı bir araştırma yöntem izledik. Sistematik bir bilgi toplama formu kullanılarak TEMA Vakfı temsilcilerinden gelen bilgiler ışığında güncel su sorunlarını tespit ettik. Şu ana kadar 33 ilde 59 su varlığına dair tehdit belirledi. Bunlar, Türkiye’deki kirlenme ve tükenme tehdidi altında bulunan çok sayıda su varlığının sadece bir kısmını oluşturmakla birlikte önümüzdeki dönemde temsilci ve gönüllülerimizin katkıları ile haritayı güncelleyerek genişletmeyi hedefliyoruz.

‘Türkiye Su Varlıklarına Yönelik Tehditler Haritası’ ve Değerlendirme Raporu'na aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:

TEMA Su Varlıklarına Yönelik Tehditler Haritası: http://bit.ly/sutehditleriharitası

Değerlendirme Raporu: http://bit.ly/sutehditleriraporu

Devamı için tıklayınız...